DAYDREAMS

Kahve Aşkına

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Üç senedir Karaköy’deki Galata Rum Okulu, Haydarpaşa Tren Garı ve Maçka KüçükÇiftlik Park gibi farklı mekanlarda düzenlenen Kahve Festivali İstanbul’daki en sevdiğim etkinliklerden biri.

Yaklaşık altı senedir yeme-içme sektörü içerisindeyim ve çalıştığım firma bünyesinde illy kahvenin satışını gerçekleştiriyoruz. Bundan beş sene önce insanlara espressonun ne olduğunu anlatırken, ‘Bu kadarcık kahveye bu kadar para verilir mi?’ gibi tepkiler alırken bugün kahvenin ve özellikle de espressonun Türkiye’de geldiği yeri görmek etkileyici.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Son dönemlerde altın çağını yaşayan kahve 2014 yılında ortaya çıkan üçüncü dalga kahve akımıyla Türkiye’de de çok popüler hale geldi. Üçüncü dalga nedir hala bilmeyen duymayan var ise kısaca özet geçeyim:) Birinci dalga; İkinci Dünya Savaşı’nı takip eden yıllarda özellikle Kuzey Amerika’da yaygınlaşmaya başlayan hazır kahve akımı. İyi kahve tüketimi, lezzet, içilen kahvenin kökeni ve karakteri pek umursanmıyor, amaç hızlı ve pratik tüketim. Italyanlar dışında çoğu tüketicinin espressonun varlığından bile haberi yok belki de:)

İkinci dalga yaşamak istediğim zamanlardan biri 1960’ların California’sında doğuyor. California’dan bir kahve kavurucu olan Alfred Peet işe biraz daha zanaat olarak bakmaya başlıyor; kahvenin kaynağı, doğru kavrulması ve harmanlanması gibi noktalara dikkat çekiyor. Peet’in yarattığı devrim Starbucks’ın da ortaya çıkışında önemli bir rol oynuyor çünkü Starbucks’ın kurucuları Peet’ten kahve kavurma tekniklerini öğrenip sonrasında markayı yaratıyorlar. Başta Starbucks olmak üzere pek çok kahve zinciri dünya genelinde hızla yayılmaya başlıyor ve espresso yaygınlaşıp hak ettiği ilgiyi görmeye başlarken kahve kalitesinde de artış görülüyor.

Doksanlı yıllar itibariyle üçüncü dalganın etkisi kendini göstermeye başlıyor. Birinci dalgada tüketim ön planda; ikinci dalgada ise kahveden alınan keyif ve nitelikli kahve. Bu yeni dönemde ise kahvenin kendisinin başrolde olduğu bir akım ortaya çıkıyor. Nasıl ki bağlarda yetişen üzümler çevrelerindeki bitki örtüsünün aromalarını içine katar ve içtiğimiz şaraplarda bu aromalar damakta tat bırakır, aynı şekilde kahve çekirdekleri de yetişirken çevresinden tatları kendisine katıyor. Böylece gerçek anlamda nitelikli bir kahve içtiğinizde damağınız da kuvvetliyse turunç, fındık, böğürtlen ve daha nice farklı tadı da yakalayabiliyor olmanız gerekiyor. Aynı şekilde bir şarap aldığınızda şişesinin üzerinden üzümün cinsini, yetiştiği bağı, yılı gibi bilgileri okuyabildiğiniz gibi nitelikli kahvelerin ambalajlarında da kahvenin yetiştiği ülke, çiftlik, kavrulma derecesi ve tarihi gibi bilgileri okuyabiliyorsunuz.

Yüzlerce çeşit yöresel kahvenin farklı pişirme çeşitleriyle bir kütlür haline gelmesine Türkiye de sessiz kalmadı ve hızla açılmaya başlayan üçüncü dalga kahveciler ile hipster baristaları bir araya getirmek amacı İstanbul Kahve Festivali (Istanbul Coffee Festival) düzenlenmeye başlandı.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Ben de her sene artan taleple büyüyen bu festivale hem iş, hem de keyfen katılıyorum. Gittikçe büyüyen ve gelişen festivalde profesyonel baristaların gösteri ve sunumları, farkı kahvecilerin, kavurucuların tadım ve ikramları yanında tasarım ürünler, interaktif atölye çalışmaları, seminerler ve akustik konserler de yer alıyor.

Bu sene festival nasıldı? Öncelikle bence KüçükÇiftlik Park’ta düzenleniyor olması üçüncü dalga kahvenin ‘urban’ ruhuna pek uygun olmamış. Antrepo, Hasköy Yün İplik Fabrikası gibi bir yerde olmasını beklerdim.

Festivalde en dikkat çeken ve eğlenceli kahveci Breaking Bad’den esinlenen, sarı kimyager tulumları ve gaz maskeleri takarak kahvelerini şov yaparak demleyen Walter’s Coffee’ydi. Her zaman sade ve cool, en sevdiğim kahvecilerden Petra ve Kronotop içinizi açan güler ve güzel yüzlü, cool ve hipster baristalar eşliğinde ikram yapıyordu. İlk kez festivalde gördüğüm Kimma Coffee Roasters’ın ambalajları ve kahvelerine de bayıldım, henüz dükkanları yokmuş sadece belirli noktalara satıyorlarmış.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Starbucks da üçüncü dalgaya karşı koyamayıp oluşturduğu yeni konsepti ‘Starbucks Reserve’ ile yer alıyordu. Ancak biri Starbucks’a söylemeli üçüncü dalga ile yarışabilmek için biraz daha hipster ve yakışıklı baristalara ihtiyaçları var:)

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Türk kahvesinde de üçüncü dalga etkisini göstermeye başlamış, Kronotrop ve Starbucks’da Türk kahvesi ön planda yer alıyor, farklı çekirdeklerden oluşan nitelikli kahve çeşitleri modern cezvelerde sunuluyordu. Kahve işinde en eskilerden Kurukahveci Mehmet Efendi ise ancak be değişime ayak uydurmuş, bu sene festivalin en büyük alanını alarak kendine yakışır bir yer edinmiş, hikayesini anlatan sokaklar oluşturmuştu.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Kahve dışında Wohha’nın el boyaması tabakları birer arzu objesi, her yerden olduğu gibi buradan da iki tabak edindim. Kahve arası atıştırmalıklarda ise Yeme-İçme İşleri’nin tadım seansları, Auteur Mutfak’ın fıstık ezmesi, sosları ve karamelize yoğurdu, 240 Derece’nin ekşi mayalı ekmekleri ve Aradolu’nun karamelize bademleri başroldeydi. Kahveden sıkılanlara ise 5 Cocktails & More’un klasik kokteyl reçetelerinin yeniden yorumlanmış halleri ile hazırladığı özel karışım kokteylleri yardıma koşuyordu.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Mis gibi, buram buram kahve kokan bir dört günü geride bıraktık.

Sevgiler & saygılar.

Deniz Orbay.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

 

1 reply »

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s