Food

‘Bitter’ Geri Döndü

Kokteyl barların yükselişi ve klasiklerin geri dönüşü ile beraber Bitterler tekrar hayatımızda. Merkezi Milano’da bulunan, Bitter deyince ilk sırada yer alan Campari ise bugüne kadar gördüğüm en havalı marka diyebilirim.

campari

Campari üç kelime ile modern, stil sahibi ve klasik. Bir aile şirketi olarak güzel bir hikayesi ve kültürel mirası olması, sanatla iç içe olan marka dünyası ve her zaman kendini yenileyerek ve bulunduğu zamana adapte ederek kültür mirasını günümüze kadar taşıyabilmiş olması Campari’yi farklı kılıyor.

Campari 1860 yılında Gaspare Campari tarafından üretilmiş bir Bitter. Gaspare Campari sıradan çiftçi bir ailenin 10. Çocuğu olarak 1828’de dünyaya geliyor. 14 yaşında Torino’da garsonluk yaptığı yıllarda insanların içki alışkanlıklarına büyük ilgi duyuyor, likör ve ‘spritz’ yapmayı öğreniyor. Kendi barını açmaya karar verdikten sonra o kadar başarılı oluyor ki, Milano’nun ortasında bugün hala Galleria Vittorio Emanuele’in köşesinde bulunan Il Camparino’yu açıyor ve bodrum katında kendi içkilerini, krema likörlerini ve Bitterlerini üretiyor. Bitki, meyve ve alkol karışımı olan, o zaman ‘All’Uso d’Olanda’ bugün ise Campari olarak bildiğimiz Bitterin popüler hale gelmesi ile ünleniyor. 1904’de Milano’da Sesto San Giovanni’de bugünki ofislerinin bulunduğu yerde ilk üretim tesisini kuruyor.

P3236407

P3236413

P3236409

1926’da Gaspare’nin oğlu Davide, Campari Bitter ve Cordial Campari dışındaki tüm içeceklerin üretimini bırakarak şirketi baştan yaratıyor. Davide, tüm enerjisini ve kararlılığını Campari’yi dünyaca tanınan bir marka haline getirmeye adıyor. Reklam dünyasında çığır açan adımlar atması ve zamanının birçok büyük sanatçısı ile beraber çalışmasının bu başarıdaki etkisi büyük.

dsc2917

Bitter geleneksel bir alkol yapım yöntemi, bitkisel maddeler ile tatlandırılması sonucu acı, ekşi ve acı-tatlı bir lezzet karışımına sahip.

Orta Çağlarda ilaç ve iksir olarak ortaya çıkan Bitter likörler acı bir tada sahip ve çok konsantreydi, suya 1-2 damla karıştırılarak içilmekteydi. 16. yüzyılda ise Hollanda’da tatlı ve bitkisel likörler üretilmeye başlandı, sonrasında bu yöntem İtalyan ve Franszılar tarafından da uygulanmaya başlandı ve 1786 ilk Vermut (alkolle takviye edilerek bitki ve baharatlarla aromatize edilmiş bir tür şarap), 1800’de ise ilk tatlı Vermut üretildi. 1920 – 1933 yılları arasında Amarika’daki içki yasağı sırasında Bitterler üzerinde ‘medikal kullanım içindir’ ibareleri ile Amerika’ya ihraç edilmeye başlandı. Bu dönemde ‘speak-easy’ adı verlen gizli barlar açılsa da yasaklar nedeni ile birçok barmen Avrupa’ya taşındı ve kokteyl kültürü yayılmaya başladı. Kokteyl kültürünün yayılması ile Bitterler sadece yemekten sonra miğdeyi rahatlatmaktan çok daha önemli bir role sahip olmaya başladı. 1920’lerde Americano ve Negroni gibi klasik kokteyllerin icadı ile kokteyller popüler olmaya başladı ve bu yeni bir dönemin başlangıcı oldu. İçeriğinde Campari bulunan her iki kokteyl de Uluslararası Barmenler Derneği’nin resmi içecekler listesinde ‘Unutulmazlar’ kategorisinde yer almaktadır.

negroni-cocktail-cr-gallery-stock

Orta Çağlarda ilaç ve iksir olarak ortaya çıkan Bitter likörler günümüzde iştah açıcı ‘aperatif’, sindirime yardımcı ‘digestiv’ olarak ve kokteyl karışımlarında kullanılıyor.

Bitterler karmaşık ve geniş bir tat paletine sahip olmaları nedeniyle kokteyle karakterini ve benzersiz tadını veriyor. Damak tadınız buna alıştıktan sonra tatlı içkilerden pek haz etmez oluyorsunuz, aynı şekeri bırakıp gerçek kahve tadını almak ve sonrasında şekerli herhangi bir kahve kesinlikle içememek gibi. Günümüzde de kokteyl barların yükselişi ve klasiklerin geri dönüşü ile beraber Bitterler tekrar hayatımıza girmeye başladı. Tekrar popüler olan klasiklerden biri ‘Americano’; Campari, soda ve vermutdan oluşan bir kokteyl. Floransa’da Bar Cazzoni’de Camillo Negroni’nin Americano’ya biraz daha sertlik katmak istemesi sonucu cin eklemesi ile favori kokteyllerimden biri ‘Negroni’ ortaya çıkıyor. Günümüzde uygulanan tarifinde soda yok, soda yerine sadece cin bulunuyor.

P3246476

Bir de ‘Negroni Sbagliato‘ yani ‘Yanlış Negroni’ var, Milano’da Bar Basso’da barmenin cin yerine yanlışlıkla Prosecco koyması, müşterinin denemek istemesi ve çok beğenmesi ile ortaya çıkan bir kokteyl. Prosecco işin içinde oldu mu kötü olması pek mümkün değil zaten:) Campari Akademi’deki tadımda denediğimiz ‘Campari Shekerato’ya bayıldım, sade Campari buz ile çılgıncasına çalkalanıyor ve serin aromatik bir şekilde damağınızdan kayıyor. Son olarak en basit hali ile Campari Tonik; toniğin içerisindeki şeker Campari’nin acılığını dengeliyor, bir dilim lime ve bol buz ile ferahtıcı ve iştah açıcı bir şekilde sunuluyor.

Milano’daki geçirdiğimiz iki gün boyunca Campari dünyasını yakından keşfettim ve hayran kaldım.

MG_0869-1024x682.jpg

Campari’yi yakından keşfedebileceğiniz ve harika kokteyller içebiliceğiniz Milano köşelerinden ilki tabii Galleria Vittorio Emanuele‘deki Il Camparino, tarihi Campari barı. Moda ve tasarımla birlikte Il Camparino, Milano kentinin simgelerinden biri ve Campari’nin ulusal ve uluslararası seviyeye taşıdığı aperitif geleneğinin başlangıç yeri. Ticinese’de nehir kenarında bulunan MAG Café ve yine aynı bölgede bulunan Rita & Cocktails farklı Negroni yorumlarını ve deneyimli mixologistlerin elinden birçok yaratıcı kokteyli deneyebileceğiniz cool barlar. Biraz daha sıradışı nostaljik ve samimi bir deneyim isterseniz, sıradan bir dükkan içerisinden açılan kapıyla sizi 1920’lere davet eden ‘speak-easy’ 1930 Cocktail Bar’ı öneririm. Her köşesine ve tüm mobilyalarına bayıldığım barda tüm kokteyller birbirinden farklı sunumlar ile karşınıza geliyor.

Benjamin-Cavagna-at-1930-in-Milano2

0231

Son olarak Galleria Campari içki kültürü ve sanatı birleştiren, sizi zamanda yolculuğa çıkaracak harika bir müze. Burada ünlü sanat eserleri, orijinal kokteyl bardakları ve şişeler gibi tipik bar nesneleri ile Campari hikayesi anlatılırken kendinizi markanın dünyasında zaman ve mekanda kaybedebileceğiniz bir yolculuğa çıkarıyor.

Galleria_Campari_07.jpg

Keşif ve ilham almak için Clive Owen’ın oynadığı kısa film ile başlayan ve her ay bir barmenin bir kokteylin hikayesini anlattığı videolardan oluşan ‘Red Diaries‘ Campari 2017 takvimine ‘yasaklanmadan’ göz atın.

Ayarında içiniz.

Deniz Orbay.

 

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s