Food

Lyon: 3 Michelin Yemek Deneyimi

Fransa’nın üçüncü büyük şehri Lyon gerçek Fransız mutfağının doğduğu yer. Ödüllü restoranları ve Michelin yıldızlı şefleri ile yemek-severler için mutlak bir seyahat rotası.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Lyon seyahatimde hayatımda ilk kez 3 Michelin yıldızlı bir restoranda yemek deneyimi yaşadım ve söylemeliyim ki sırf Paul Bocuse’da yemek yemek için Lyon’a gitmeye değer.

Paul Bocuse Restaurant Exterior

Günümüzde en iyi şefleri ve restoranları belirleyen Michelin Rehberi‘nin aslında çok ilginç ve beklenmedik bir hikayesi var.

Herşey 1900’lü yılların başında, Michelin lastiklerinin başındaki isim Andre Michelin’in, 100 yıl sonrasına etki edeceğini kesinlikle düşünmediği bir pazarlama stratejisi uygulaması ile başladı. Andre, kardeşi Edouard ile birlikte müşterilerine fayda sağlamak, sınırlı sayıdaki sürücülerin lastiklerini daha fazla kullanmalarını sağlamak için bir rehber yapmaya karar verdi. Bu rehber, başta yolcular, daha sonraki yıllarda şoförler olmak üzere Michelin’in tüm müşterilerine konaklayabileceği, yemek yiyebilecekleri, araçlarını tamir ettirebilecekleri ve benzin alabilecekleri lokasyonları kapsıyordu.

Lastik şirketi büyüdükçe, rehber de popülerlik kazanmaya başladı. 1920 yılında Avrupa genelinde ülkeye özgü yayınlar başlattılar ve kitapçıklar için ücret alacak popülerliğe sahip oldular.

Michelin Rehberi, ilk yıllarında yalnızca lokasyonların bulunduğu bir rehberken, mekanların artmasıyla puanlama sistemine ev sahipliği yapmak durumunda kaldı. Bu puanlama da ‘yıldız’ usulüne göre yapılıyor ve toplamda 3 yıldız bulunuyor. Kimliğini kimsenin bilmediği Michelin’in Lezzet Müfettişleri, yıldız almaya aday restoranları gizlice ziyaret ederek hangi restoranın yıldız alması gerektiğine karar veriyor.

Yıldızlar, restorana yalnızca 1 yıllığına veriliyor, lezzet müfettişleri ziyaretlerini sürekli olarak gerçekleştirerek 2 yıldızlı bir restoranın yıldızını 3’e çıkarabildikleri gibi 1’e de indirebiliyorlar.

Restoran seçimlerini yapmak için malzeme kalitesi, hazırlama ve pişirme konusundaki ustalık, yaratıcılık, ödeme karşılığının alınması ve kalite standartlarındaki istikrar şeklinde 5 maddeyle belirlenmiş kriterler kullanılıyor. Ayrıca genel ambiansın menüyle bütünlüğü, hizmet kalitesi, temizlik, restoranın butik ve yenilikçi olması, şefin restoran sahibi olmasının yanı sıra, yine şefin Michelin Yıldızlı restoranlarda çalışma geçmişinin olması da apoletine Michelin Yıldızı takmak isteyen restoranların dikkat etmesi gereken kriterler.

S.Pellegrino’nun Marka Müdürü olarak çalıştığım dönemde Italya’da bulunduğum tüm iş seyahatlerimde yıldızlı restoranlarda yemek yedim, birçok yıldızlı şefle tanıştım ve hatta iki Michelin yıldızlı, Italya’nın en yenilikçi ve meşhur şeflerinden Carlo Cracco’yu İstanbul’da ağırlayıp, iki gün boyunca MSA’da etkinlik düzenleyerek yemeklerinden yeme şansım oldu. Ancak 3 Michelin hiç denememiştim ve açıkçası nasıl bir fark olabileceğini de pek bilmiyordum.

Yıldızlar arasındaki farkı kısaca şu şekilde özetleyebiliriz; restoranınız bir Michelin Yıldızı kazandığında şef olarak en üst seviyede başarılı olduğunuz demektir, ikinci yıldızı aldığınızda restoranınız mükemmeldir. Üçüncü yıldız ise sırf restoranınızda yemek yemek için seyahat etmeye değer.

Culinary Institute of America tarafından yüzyılın şefi olarak kabul edilen, klasik modern Fransız mutfağının öncüsü büyük Fransiz Şef Paul Bocuse, tarihte 3 Michelin yıldızını 50 seneye yakin bir süredir muhafaza eden tek restoran.

buford-paul-bocuse-2

Canım Ceylan Tüm ile yemek ve şarap sever kendi çapında gurmeler olarak Fransız mutfağını keşif için Lyon’a doğru yol aldık, aldığımız tavsiyeler ve yapmış olduğumuz araştırmalar sonucu mutlaka Paul Bocuse’un dışı Alice Harikalar Diyarı’ndan fırlamışa benzeyen restoranında bir yemek yememiz gerektiğine karar verdik ve bir Cuma öğlen vakti için yerimizi ayırttık.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

frd0370

Lyon mutfağında bolca sakaktat ve çok ağır soslar olduğundan gitmeden menü üzerinde de ufak bir arştırma yaptık. Restoran şehrin merkezinden biraz uzakta olduğundan Uber ile gittik  ve nehrin kenarında yer alan muhteşem binaya 13:00 civarı vardık. Restoranın girişi bir otel girişi gibi ve aynen otel komisi gibi giyinmiş bir görevli bizi karşılayarak masamıza aldı. İlk önce birer kadeh Prosecco’muzu söyleyerek önce etrafı ve sonra tekrar menüyü inceledik.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

İçerisi ufak bir saray sayılabilecek derecede ihtişamlı bir dekorasyona sahip, antika mobilyalar, sanat eserleri ve gümüş takımlar ile dolu. Menüyü tekrar tekrar okuyarak karar vermekte oldukça zorlanarak bir giriş, bir ana yemekten ve tatlıdan oluşan ufak tadım menüsünden istedik.

Öncelikle damağımızı temizlesin ve şenlendirsin diye bir Amuse Bouche geldi; harika bir pırasa çorbası. Antre olarak bir adet klasiklerden incir reçeli ile servis edilen Foie Gras (ördek ciğeri) ve çam fıstıklı ördek eti ile muhteşem tereyağlı bir sos içerisinde servis edilen Istakoz Güveç söyledik. Bir de en meşhur başlangıç tabaklarından biri Siyah Trüf Çorbası, tadım menüsünde olmadığından ayrıca söylemedik. Bir daha gidecek olursam mutlaka yemek gerekmiş.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Ana yemek için ise söylerken asla bitiremeyeceğimizi düşündüğümüz ancak tamamını yediğimiz bir çeşit milföyümsü hamur ile kaplanmış Deniz Levreği söyledik. Yanında da çıtır çıtır, taze bir beyaz şarap bize eşlik etti.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Porsiyonlar yıldızlı restoranların minimal, tadımlık, füzyon tabaklarına oranla gayet normal boylarda olduğundan tatlı faslına geldiğimizde aslında yeterince doymuş, hatta patlamak üzere ve oldukça sarhoştuk. Ancak bu da bizi gelen bir tepsi peynir ve üç araba tatlı karşısında durdurmadı!! Önce bir tabak seçtiğimiz Fransız peynirlerinden, sonrasında Crème Brule, Çikolata, Frambuaz ve Dondurmalı Tatlı ve Armutlu Pelte olmak üzere üç tane tatlı yedik. Tatlımıza da birer kadeh Grand Marnier eşlik etti.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Artık yerimizden kalkamayacak noktaya geldiğimizde restorandaki herkes çoktan kalkmıştı. Biz bu seyahatte Lyon kültürüne bir türlü ayak uyduramadık; tüm restoran ve cafélerde ağır ağır yiyerek, herkes kahve ve kruvasanının yiyip gitmiş, masalar iki üç kez değişmişken hala kahvelerimizi yudumlayarak ve günün planını yaparak ahesteliğimiz ile tüm garsonlara ve restoran personeline gına getirttik. Neyse ki burası bizi alttan almak durumunda kaldı. Şaraplarımızın etkisi ile de turistliğimizi son noktaya taşıyarak şef ve komiler ile çokça fotoğraf da çektirerek ayrıldık. Paul Bocuse geçtiğimiz Ocak ayında 91 yaşında dünyaya veda ettiği için kendisi görme fırsatımız olmadı maalesef.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Yemek sonunda kendimi üç kilo almış hissetsem de yaşadığım en iyi yemek deneyimlerimden biriydi 🙂 Siz de gerçek bir yemek sever iseniz 3 Michelin deneyimini ‘Bucket List’inize (hayatınız sona erene kadar yapmak istediğiniz şeyler listesi) mutlaka ekleyin.

Deniz Orbay.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

 

 

 

 

 

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s